- Katılım
- 4 Şub 2022
- Mesajlar
- 13,807
- Beğeni
- 12,735
Bizans İmparatorluğu Constantine X Ducas Sikkeleri
Constantine X Ducas - Kostantinos Dukas - Constantine X Doukas
⧾ KѠN RACΛ O ΔOVKAC
Ο ΒΥΖΑΝΤΙΝΟΣ ΑΥΤΟΚΡΑΤΟΡΑΣ ΚΩΝΣΤΑΝΤΙΝΟΣ X ΔΟΥΚΑΣ
Doukas ailesinin kökenleri Paflagonya'ya dayanıyordu ve aile bireyleri vali ve general olarak görev yapmışlardı. Doukas ailesi, İmparator Isaac I Komnenos'un, kardeşi John'un yerine Constantine X Doukas'ı halefi olarak atamaya ikna edilmesinin ardından iktidara yükselmiştir.
Constantine X Doukas, MS 1059'dan 1067'ye kadar Bizans İmparatoru olarak hüküm sürmüştür. Constantine X Doukas, kısmen Bizans aristokrasisi ve kilise ile olan güçlü bağlantıları nedeniyle imparator Isaac I Komnenos'un halefi olarak seçilmiştir. MS 1059'da, ciddi şekilde hastalandıktan ve hem aristokrasiden hem de kiliseden gelen artan direnişle karşılaştıktan sonra, Isaac I Komnenos tahttan gönüllü olarak feragat etti. Stoudios Manastırı'na [Uşşaki İmrahor Camii- Fatih] çekildi ve MS 1060'taki ölümüne kadar keşiş olarak yaşamıştır. Tahttan feragat etmeden önce, siyasi hayattan çekilmesini yansıtan bir hareketle tahtı Constantine X Doukas'a devretmiştir.
Constantine X Doukas'ın hükümranlığı, iç idari işlere odaklanma ve orduyu ihmal etme ile damgasını vurmuş bu da imparatorluğun savunmasını zayıflatöıştır. Constantine X Doukas, askeri harcamaları azalttı, ordunun bazı kısımlarını dağıttı ve paralı askerlere büyük ölçüde güvendi; bu da imparatorluğu dış tehditlere karşı savunmasız bırakmıştır. Bu politikanın, özellikle Selçuklu Türkleri ve Normanlar Bizans topraklarına doğru genişlemeye başlayınca, ciddi sonuçları olmuştur. Doğuda Selçuklu Türkleri Anadolu'da önemli ilerlemeler kaydederken, batıda Robert Guiscard önderliğindeki Normanlar Güney İtalya'daki Bizans topraklarını tehdit etmeye başladı. Constantine X Doukas ayrıca ekonomik sorunlarla da boğuştu; eyaletler üzerindeki vergi yükünü artırırken zengin aristokrasiyi kayırdı, bu da genel halk arasında giderek artan bir hoşnutsuzluğa yol açmıştır. Saraya mensup görevlilere ve bilginlere olan güveni, onu askeri aristokrasiden daha da uzaklaştırdı ve imparatorluk içindeki bölünmeleri derinleştirmiştir. Constantine X Doukas dış politikasında da çok fazla sorunla karşı karşıya kaldı. Balkanlarda, Uzlar [Oğuz Türklerine mensup önemli bir Türk topluluğu] Tuna'yı geçerek Bulgaristan, Makedonya ve Trakya'nın birçok bölgesini yağmaladı ve Bizans önemli bir direniş gösteremedi.
Daha da ciddi sonuçlar ise Selçukluların doğudaki ilerleyişiydi; 1064'te Ani'yi [Kars] ele geçirdikten sonra Anadolu'daki Bizans topraklarını işgal ettiler. Bu tehdit karşısında Constantine X Doukas etkili bir şekilde tepki veremedi. Anadolu askeri komutanlarının gücünden korkarak, oldukça askeri karşıtı bir politika izledi, mali kısıtlamalar ise birliklerin durumunu daha da kötüleştirdi. Bizans tarih yazımında Constantine X Doukas, önemli kararlar karşısında tereddüt eden çekingen bir imparator olarak anılır. Özellikle Selçukluların varlığının sürmesi beklenen doğu cephesinde Bizans ordusunun zayıflamasından sorumlu tutuldu. Constantine X Doukas imparatorluğun savunmasını koruyamaması ve 1071'deki felaketle sonuçlanan Malazgirt Muharebesi'ne kadar geçen yıllarda imparatorluğun savunmasız kalmasına katkıda bulunması nedeniyle sıklıkla eleştirilir. Ancak, İmparatorluğun dağılması ve Selçukluların ilerleyişi yalnızca imparator Constantine X Doukas politikasının sonucu olarak değerlendirilemez.
Constantine X Doukas Mayıs 1067'de öldüğünde, tahta çıkma yeteneği henüz olmayan yalnızca küçük yaştaki oğullarını geride varis olarak bırakmıştır [Michael VII Doukas, Konstantinos Doukas ve Andronikos Doukas]. Böylece taht, oğulları [Michael VII Doukas, Konstantinos Doukas ve Andronikos Doukas] reşit olana kadar fiilen imparatoriçe olarak hüküm sürebilecek olan Constantine X Doukas'ın dul eşi Eudokia Makrembolitissa'nın eline geçmiştir.
İmparator Constantine X Doukas ölüm döşeğindeyken karısı Eudokia Makrembolitissa'dan, bir daha evlenmeyeceğine dair patrik huzurunda yemin etmesini istemişti. Kapadokyalı yetenekli bir general ve aristokrat olan Romanos IV Diogenes, 1067'de, Constantine X Doukas'ın oğullarının tahtını gasp etmeye teşebbüs etmekten suçlu bulunmuş ve hazırladığı bir komplo nedeni ile idama mahkûm edilmişti. Romanos IV Diogenes idam infazını hapiste beklerken Bizans'ta gerçek iktidar sahibi olan taht naibi Constantine X Doukas'ın dul eşi Eudokia Makrembolitissa'nın ilgisini çekmiş ve onun huzuruna çağrılmıştır. Eudokia Makrembolitissa, güçlü bir askeri adamın doğudaki sınırı yeniden kuracağı ve Antakya ve Caesarea çevresinde baskınlar düzenleyen Türkleri püskürteceği umuduyla, 1068'de, ölen kocası İmparator Constantine X Doukas'a bir daha asla evlenmeyeceğine dair verdiği yazılı yeminin Konstantinopolis Patriği John Xiphilinos tarafından bir kenara bırakılmasının ve senatonun onayının alınmasının ardından İmparatoriçe Eudokia Makrembolitissa, Romanos IV Diogenes'i affederek 1 Ocak 1068 ile onunla evlenmiştir.
İmparator Constantine X Doukas'ın ölüm döşeğindeyken karısı Eudokia Makrembolitissa'dan, bir daha evlenmeyeceğine dair patrik huzurunda yemin etmesini istemesinin amacı, kendi hanedanlarını kurmaya çalışabilecek potansiyel taht iddiacılarına karşı tahtı korumak ve oğlu Michael VII Doukas'ın reşit olur olmaz iktidarı yeniden ele geçirmesini sağlamaktı.
1071'de Romanos IV Diogenes, Selçukluların yükselişini ve Bizans İmparatorluğu'nun ve bölgenin kaderini sonsuza dek değiştirecek olan Malazgirt Savaşı'nda Selçuklu Sultanı Alp Arslan'ın ordusuyla karşı karşıya gelecek, savaşı kaybedip esir düşecek, daha sonra serbest bırakılacak, başkent Konstantinopolis'e dönüş yolunda Romanos IV Diogenes yakalanıp kızgın demirle kör edilerek ve öleceği Prote [Kınalıada] adasındaki bir manastıra sürgün edilecekti.